Connect with us

Gündem

İzmir’de İyi Pamuk uygulamaları konuşuldu

Published

on

Pamuk üretiminde sürdürülebilirlik için 10 yıldır çalışan İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD) ülkemizden ve yurtdışından pek çok sektör paydaşını İzmir’de buluşturdu. “İyi Pamuk İyi Gelecek” sloganıyla, sektörün farklı bileşenlerinin biraraya geldiği “Sürdürülebilir Pamuk Tedarik Zinciri Buluşması” İzmir İktisat Kongresi Binası’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
Toplantının açılışında konuşan İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tanman, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri “Türkiye’de Sürdürülebilir Pamuk Değer Zincirlerinin Desteklenmesi Projesi” kapsamında bir arada olduklarını söyledi.
Tanman: “Hedefimiz tüm sektörü dönüştürmek”
Pamuk üretiminin çevresel, ekonomik ve sosyal anlamda sürdürülebilir olduğu bir Türkiye hayali ile çalışan, tüm aktörlere ortak fayda sağlayan, birleştirici rol üstlenen bir sivil toplum kuruluşu olan İyi Pamuk Uygulamaları Derneği’nin 10. kuruluş yıldönümünü kutlamanın da mutluluğunu yaşadıklarını belirten Tanman, şöyle konuştu: “IPUD olarak, 10 yılda geldiğimiz noktada Türkiye’deki pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 10’unun iyi pamuk standardında üretilmesi sağladık. Ama bu yeterli değil, hedefimiz tüm sektörü dönüştürmek. Bunun yolu, Tarım Bakanlığımız’ın bu standardı benimseyerek, ulusal İyi Tarım Uygulamaları standardı ile eşdeğerliliğinin sağlanması. EBRD, Tarım ve Orman Bakanlığımız ve Better Cotton Global Yönetimi’ne katkılarından dolayı teşekkür ederiz.”

Grgic: “2.5 milyar Euro yatırım yaptık”

Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası Teknik İşbirliği Yöneticisi Nemanja Grgic ise piyasa odaklı ekonomilere ve özel sektöre destek veren uluslararası banka olduklarını söyledi. Sağlıklı bir yatırım iklimi geliştirmeyi, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir yatırımları teşvik etmeyi amaçladıklarının anlatan Grgic “Bankamız bugüne kadar rekor düzeyde 2.5 milyar Euro yatırım yaptı. EBRD olarak, IPUD ile iş birliği yaparak Türkiye pamuk sektörünün verimliliğini ve sürdürülebilirliğini destekliyoruz. Bu kapsamda iklim istasyonları, toprak nem sensörleri, tuzak kameraları vb.önlemleri içeren 6 çiftlikte pilot proje başlatıldı” diye konuştu.

McClay: “İyi Pamuk fırsat yaratacak”
Better Cotton Genel Müdürü Alan McClay da Better Cotton standart sistemi içinde diğer ülke standartları ile eşdeğerlik sağlayan benchmark anlaşmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Özellikle ABD ve Avrupa’da mevzuat değişikliklerin olduğu bir zamanda bunun Türkiye için bir fırsat olabileceğini belirten McClay, “Bu birçok fırsat yaratacak. Ayrıca, AB yasalarının Türk iplikçileri için talebi artırması olasılığını göz önünde bulundurmak da faydalı olabilir. En büyük arzumuz Türk üreticileriyle ortaklık kurmak ve bunu geliştirmek” diye konuştu.
Egesel: “Sürdürülebilirliği olan politikaları devreye alıyoruz”
Tarımsal ürünlerin stratejik unsurlar olarak ön plana çıktığını dile getiren Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Dr. Başak Egesel de “100. Yılı, üretimin ve üreticinin yüz yılı olarak belirledik. Sürdürülebilirliği olan politikaları devreye almaya çalışıyoruz. Sahaya özgü, iyi tarım gibi kuralları olan üretim sistemleri geliştirip bunları sertifikalandıran uygulamaları önceliklendiriyoruz” dedi.
Uysal: “Verimde artış sağlandı”
Tarla Paneli’nde konuşan Agrita Tarım İşletmesi Saha Operasyon Sorumlusu İrfan Uysal ise İPUD ve EBRD’nin Projesi kapsamında yapılan çalışmalardan çiftçiler olarak çok faydalandıklarını söyledi. Proje kapsamında özelllikle kameralı zararlı böcek tuzakları sayesinde ilaçlama sayısını düşürdüklerini dile getiren Uysal, “Aynı zamanda arazimizde onarıcı tarım uyguluyoruz böylece toprağın sağlığını iyileştirerek verimde artış sağlamaya çalışıyoruz” dedi.
Tarla panelinde ayrıca Söke Pamuk Çiftçisi Mehmet Alper Kırtı ile Diyarbakır Pamuk Çiftçisi Mehmet Tunç ise İyi Pamuk ile ilgili deneyimlerini paylaşarak, bu konuda yapılan çalışmaların üretime sağladığı katkıları anlattılar.
Frankfurt School of Finance & Management Kıdemli Tarım Uzmanı İbrahim Oğuz ise sürdürülebilirlikle ilgili eyleme geçmemiz gerektiğini dikkati çekerek, gelecekte karbon ve su ayak izi daha az ürünler tercih edileceğini ve bu konuda üreticilerin de desteklenmesinin şart olduğunu vurguladı.
Yeşil: “İyi Pamuk üretiminde izlenebilirlik çok değerli”
Tedarik Zinciri Paneli’nde konuşan Göksu Tekstil Çırçır İşletmesi Müdürü Nurullah Yeşil de İyi Pamuk üretiminin en değerli yönlerinden birisinin de “izlenebilirlik” olduğunu söyledi. Bu sayede üretilen ürünlerdeki pamuğun yetiştiği tarla, toplandığı ambar, çırçıra gönderildiği işletme gibi her detayın görülebildiğini anlatan Yeşil, bunun başarılması halinde çevre ve sağlığa büyük katkı sağlanacağını kaydetti.

Epic Cotton Firma Sahibi Leon Piçon ise 2020’de dünyada 109 milyon ton elyaf kullanıldığını, bu rakamın, 2030’de 150 milyon ton elyafa yükseleceğini söyledi. Bu rakamın yüzde 24’ün sürdürülebilir pamuktan üretildiğini açıklayan Piçon, “İyi Pamuk standartları, sürdürülebilir dönüşümde bir giriş kapısı gibi. Ülkemizde toplam pamuk üretiminin yüzde 10’u İyi Pamuk standartlarında üretilirken bu rakam Yunanistan’da yüzde 40 düzeyinde. Ülkemizin, önümüzdeki yıllarda kamunun da desteğiyle sürdürülebilir pamuk üretimini artırmasını umuyoruz” diye konuştu.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya da bir pamuk ülkesi olan Türkiye’de, 2023’de 1 buçuk milyon ton pamuk tüketildiğini kaydetti. Üretilen ürünlerin Avrupa ve ABD’ye ihraç edildiğini vurgulayan Kaya, “İhracatın yüzde 80’i sertifikalı elyaflarla yapılıyor. Türkiye bir pamuk ülkesi, izlenebilir ve sertifikalı üretime geçmezsek pazar kaybederiz. Bu süreci 2025 yılına kadar tamamlamamız lazım” dedi.

Belirgen: “Paydaşlar ortak hareket etmeli”

Koton markasının Sürdürülebilirlik, Kalite ve Tedarik Raporlama Direktörü Gülşah Belirgen ise Türkiye’nin Better Cotton üyeliğini imzalayan ilk moda perakende markası olduklarını söyledi. Bu imzanın kendileri için sürdürülebilir moda markasına dönüşme yolculuğunda çok önemli bir basamak olduğunu ifade eden Belirgen, “Bu, bize sektörümüzün dönüşümüne de liderlik etme misyonunu kazandırdı. Sektördeki tüm paydaşlarımızın bu dönüşümün bir parçası olduğu ve tüm paydaşların ortak hareket ederek dönüşümü daha etkin kılacağı görüşündeyiz” diye konuştu.

Son yılllarda pamuk üretiminde İyi Pamuk üretimi konusunda farkındalığın arttığını dile getiren H&M Grup Kumaş Araştırma & Geliştirme Sorumlusu Gülşad Kaskatı da ham madde tedariğinde sertifikasyon, iklim değişikliği ile mücadele, pestisit kullanımının azaltılması, çalışan şartlarının iyileştirilmesi gibi konulara önem verdiklerini söyledi.

Panellerin tamamlanmasının ardından bugüne kadar İPUD’a katkısı olan önceki dönemlerde Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış ve Dernek’e katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür edilerek hediyeleri takdim edildi.

Kaynak: MHA

Continue Reading

Gündem

MEİGDER’den Başkan Tuncer’e ziyaret

Published

on

Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Yönetim Kurulu, Olağan Genel Kurulu sonrası ilk ziyaretini Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’e gerçekleştirdi.


Büyük bir farkla Mezitli’nin yeni Belediye Başkanı seçilen CHP’li Ahmet Serkan Tuncer, A.Vahap Şehitoğlu başkanlığında oluşan MEİGDER yönetim kurulu üyelerini güler yüzle karşıladığı ziyarette, medyanın büyük bir güç olduğuna değindi.

Hoş sohbetlerin yapıldığı ziyarette, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in kısa süre önce Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesinin Mersin’de memnuniyetle karşılandığını belirten Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyet Başkanı A.Vahap Şehitoğlu, “Başta Mezitli halkı olmak üzere biz Mersinliler böyle genç ve dinamik bir belediye başkanına sahip olduğumuz için çok şanslıyız. MEİGDER Ailesi olarak yaptığı her iyi işte ve hizmette destekçisi olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın” diyerek, Başkan Tuncer’e her iki görevinde de başarılar diledi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Tuncer ise medya mensuplarıyla her zaman yakın temas halinde olduklarını ve bunun bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini ifade etti.

Continue Reading

Gündem

Çetkoder Uyardı: Dünyada Su Ve Gıda Terörü Baş Gösterecek

Published

on

ÇETKODER DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ NEDENİYLE UYARDI: DÜNYADA SU VE GIDA TERÖRÜ BAŞ GÖSTERECEK : Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi 5 Haziran Dünya çevre günü dolayısıyla bir açıklama yaparak, Dünyada su ve gıda terörü baş gösterecek diyerek uyarırken, bir dizi etkinliğe imza atacaklarını duyurdu

“Gıda ve su savaşları kapıya dayanmış durumda”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş; “Son yıllarda çok hızla kirletilen ve hor kullanılan Doğa (Çevre) nedeniyle yeryüzünde kuraklık baş göstermiş, iklim değişikliğe uğramış, buna paralel açlık, yokluk ve kıtlık artmıştır. Yaşadığımız evrende eğer ciddi tedbirler almaz isek bir müddet sonra, artan nüfus ve kıtlık nedeniyle gıda ve su terörü baş gösterecektir. Nitekim Gıda üzerinde genetikle oynama, laboratuarda et üretimi, gıda üretimi gibi günümüzde gündemde olan bu gelişmeler önümüzdeki günlerde yaşanacak olan kıtlık ve beklenen yokluktan dolayı ortaya çıkmaktadır. Yaşadığımız evrende bundan sonra çıkacak olan savaşlar Gıda ve su yüzünden olacaktır. Çünkü yeryüzü, doğa alabildiğince hor kullanılıp kirletiliyor” dedi. Sözlerine devamla Göktaş, “bildiğiniz üzere, Çevre, insanların sürekli diğer tüm canlılar ile beraber yaşadıkları yere denir. Denizler, dağlar, ovalar, nehirler, göller, yaylalar, ormanlar, çayırlar, doğada yaşayan tüm canlılar doğal çevreyi oluşturur. Çevrenin kirlenmesi, bu ülkede ve yaşadığımız evrende yaşayan herkesin ortak sorunudur. Çünkü çevre kirliği, içindeki yaşantıyı olumsuz etkiler, insanların ve diğer canlıların zarar görmesini sağlar. Son yıllarda büyük sanayi hamleleri ile dev fabrikalar kurulmuş, bu fabrikalardan gerektiği gibi çalışmayan ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler, çevre kirliliğine neden olmuşlar, çevreye büyük zarar vermişler ve vermeye devam etmektedirler. Yine aynı şekilde çarpık kentleşmeler, deniz kenarına, kıyı kenarına, akarsu yatağına, ormanlık alan içine, Tarım alanlarına yapılan imarlaşma, inşaatlar yaşamımızı olumsuz tehdit etmektedir. En önemli kirlenme Toprak da, su da, hava da yaşanmaktadır” açıklaması ve uyarısında bulundu.

“Doğal kaynaklar, ekolojik dengenin bozulmaması için ciddi çalışmalar yapılması lazım”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Göktaş; “Denizlerin, göllerin, nehirlerin, akarsuların, su havzalarının zararlı atıklarla kirletilmesi ile su kirlenmektedir. Bu zararlı atıkları sulara denetimsiz sanayi kuruluşları bırakabildiği gibi, insanlarımız da bilmeden yapabiliyorlar. Denize atılan bir plastik pet şişe yüzyıllarca kaybolmaz ve kirliliğe neden olur. Kirlilik ile deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur, toplu ölümler meydana gelir, bu sulardan avlanan deniz hayvanlarının yenmesi insanlara zarar verir, insanlar denize giremez ve yüzemez. Düşünmeden attığınız kızartma yağları, evde kullanılan her çeşit yağ ve kimyasallar lavabolara dökülmemeli. Toprakla temas etmemelidir” uyarısını yaptı.

“Hava, Su, Toprak kirlenmesi korkunç boyutta”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Göktaş;” Yine günümüzde hava kirliliğinin büyük bölümünü taşıtların egzozlarından çıkan gazlar oluşturuyor. Yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu da hava kirliliği ortaya çıkıyor. Bacalarına filtreleme sistemi yapmayan fabrikalar da kirliliğe yol açıyor. Kirli hava, solunuma elverişsiz havadır. Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır. Solunum organlarımızı yorar. Hava kirliliği hiç beklemediğiniz anda ölümlere bile sebep olabilir. Bu nedenle daha duyarlı olmak tüm insanlarımızın başlıca görevidir” dedi. Daha sonra sözlerine devamla Göktaş;” Topraklarımızda bilinçsiz ve şuursuzca kirletiliyor. İşin farkında olmayan kişiler, yaşamın ne denli büyük tehlike altında olduğunu görmüyorlar. Atıklarla, zararlı ilaç ve gübrelerle toprağın çoraklaşıyor ve tarıma elverişsiz duruma geliyor. Bu nedenle Çiftçilerimiz, tarlada, bağda, bahçede kullanacakları ilaç ve gübreleri, uzmanlarına sorarak bilinçli olarak kullanmalıdırlar. Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilmeli ve bunun için toprak analizi yaptırmalıdır. İlgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullananlar toprağa kirletmektedirler. Ayrıca Toprağa hiçbir şekilde zararlı atık maddeleri atılmamalıdır. Başta atık piller, poşetler, sigara izmaritleri, cam ve plastik şişelerin atılması olmak üzere toprağı kirleten etkenlerdir. Ve toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltmaktadır. Ayrıca kirlenme Bitki hastalıklarını çoğaltır, işlenebilir tarım alanlarının azaltır böylece de ülkenin fakirleşmesini sağlar” dedi. Öte yandan Göktaş;” Hızla kirletilen dünyamız, ülkemiz için her birimiz birer birey olarak, sorumlu tüketici anlayışı ile HAVAYI- TOPRAĞI- SUYU kirletmemek için elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız. Elimizden alınan yaşamımızdır. Bu kirlilik sağlıklı yaşamı elimizden almaktadır. Yaşam hepimizin en doğal hakkıdır. Ama o hakkı biz kendimiz bilerek yâda bilmeyerek birbirimizin elinden alıyoruz. Bu sebeple her birey kendisinde biriken çöpleri hemen kaldırılmalı, gerekli çöp kutularına atılmalıdır. Oturduğumuz mekânda ve bölgedeki Kanalizasyon patlamalarını hemen ilgililere bildirilmeliyiz. Akarsularımız ve durgun sularımız, insan ve hayvan atıkları ile ayrıca sanayi atıklarıyla, hor kullanımla kirletilmemelidir. Araçlarda ve her alanda yakıtların tam yakılması sağlanmalıdır. Böylece hem enerji kaybı, hem de hava kirliliği önlenmiş olacaktır. Gereksiz yere özel araçlar kullanılmamalıdır. Denizlere çöp (özellikle plastik maddeler), evsel atık yağlar, mazot, yanık yağ gibi kirlilik oranı çok alan maddeler atılmamalıdır. Oturduğumuz mekânda, alanda, bölgede sokağa kesinlikle çöp atılmamalıdır. Atılmasına müsaade edilmemelidir. Herkes bilecek ki, sağlıklı yaşam sağlıklı çevre ile olacaktır. Ve biz doğamızı korudukça oda bizi koruyacaktır. Biz bu yaşadığımız evreni atalarımızdan ödünç aldık. Çocuklarımıza da düzgün, yaşanılası bir çevreyi bırakmak hepimizin görevidir. Bu bağlamda el ele vermeli daha duyarlı ve dikkatli hareket etmeliyiz” dedi.

“Yurt geneli Afiş ve Dövizli çalışma başlattık”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, “Yurt geneli afiş ve dövizler yaptırdık, 5 Haziran Dünya çevre günü dolayısıyla 15 gün süre ile tüm yurtta bunları dağıtıp halkımızı bilinçlendirecek çalışmalar yapacağız. Eğitim seminerleri, paneller, konferanslar gerçekleştireceğiz” dedi.

Continue Reading

Gündem

Mersin’de İnternet Gazetecilerinin Kongre Heyecanı

Published

on

Başkan Şehitoğlu Güven Tazeledi
Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Derneği (MEİGDER) 2. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Mevcut başkan A. Vahap Şehitoğlu oy birliği ile yeniden seçilerek güven tazeledi.
Mersin’de yaklaşık 4 yıldır internet gazetecilerini aynı çatı altında toplayan ve kurulduğu günden bu yana gazetecilik ilkelerini her zaman ön planda tutan MEİGDER’de kongre heyecanı yaşandı. Dernek binasında gerçekleştirilen 2. Olağan Kongre; yoklama ve Başkanlık Divanının seçilmesi Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Mustafa Göktaş’ın, divan üyeliklerine ise Hatice Yardım ve İsmail Usta’nın seçildiği kongrede divana, kongre tutanaklarını imzalamaları için imza yetkisinin verilmesinin ardından Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu okunarak gelir gider tablosu, denetim kurulu raporu sunumu ve Müzakeresi ve ibrası yapılıp yeni dönem tahmini bütçe görüşülüp karara bağlandı. Kongre, Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin, Denetim Kurulu asil ve yedek üyeleri ve Federasyon üst kurul delegelerinin seçiminin ardından dilek ve temenniler ile son buldu. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: A. Vahap Şehitoğlu, Uğur Özgür, Tayfun Tuna, M. Esat Durak, Mustafa İnsan, Hatice Yardım ve İsmail Usta.
Denetim Kurulu: Mustafa Göktaş, Ahmet Oktay ve S.Vakkas Arslan seçilirken,
Haldun Okdemir, M.Umut Çor ile Mehmet Açık Federasyon üst kurul üyeliğine getirildiler.
“KERVANIMIZI BÜYÜTÜP BUGÜNLERE GELDİK”
Kongrenin ardından üyelere ve yönetim kuruluna teşekkür eden MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, “2. Olağan kongremizin ülkemize, kentimize ve MEİGDER ailemize hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. MEİGDER olarak 5 Ocak 2021 yılında internet gazetelerinin geleceği için örgütlenme adına çıktıkları bu çileli yürüyüşün üzerinden tam 3,5 yıl geçtiğini hatırlatan Başkan Şehitoğlu, 7 gazeteci arkadaşımızla çıktığımız bu yolda, 49 gazeteci üyemizle kervanımızı büyüterek ve itibar kazandırarak cemiyetimizi bugünlere getirdik” ifadelerini kullandı. “Bir zamanlar üyesi, yöneticisi ve Sekiz dönem Başkanlığını yaptığım, temiz duygularımla bayrağımızı teslim ettiğim, Mersin Gazeteciler Cemiyetinin (MGC), mesleğimizin ve meslektaşlarımızın geleceğini düşünen değil de kendi cebini ve ikbalini düşünen yöneticilerinin ve bugün siyasi mevta olan destekçilerinin, itibar suikastlarına, ihanetlerine, tüm engelleme ve karşı koymalarına rağmen sizlerin kararlı duruşu ve bir yumruk oluşunuzla, daha da zenginleşerek büyüdük” diyen Şehitoğlu, şöyle devam etti:
MEİGDER’İN SAYGIN BİR YERİ VAR
“Mesleki itibarımızı, gazetecilik etik anlayışımızı ve saygınlığımızı ön planda tutarak yaptığımız internet gazeteciliği ile Türkiye’de bugün saygın bir yeri olan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyetimiz (MEİGDER), bir üst çatı kuruluşu Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda (AGF) Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde, Türkiye’nin en üst gazeteci örgütü, çatısı olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nda (TGK) ise Başkanlar Konseyi üyesi olarak Onur Kurulunda kabul görmüş ve temsil edilmiştir. Hepimizin dik ve asil duruşu ile elde edilen bu kazanımlar hem bizler hem de Mersin’imiz için gurur ve onur vericidir. Bu anlayışla yolumuza bundan böyle de devam edecek olan MEİGDER, Basın Kuruluşları arasında Mersinlilerin gurur abidesi olmayı sürdürecektir. Bilin ki; En iyi vatansever gazeteci görevini en iyi yapandır. İşte bizlerde aynen böyle vatansever internet gazetecileriyiz.
İNTERNET GAZETELERİMİZİ SAĞLAM ALT YAPIYA KAVUŞTURMALIYIZ
Günümüz Türkiye’sinde, Anadolu’nun yazılı gazetelerinin, bir tanesi dahi kalmamak üzere kapatılması projesi adım adım hayata geçmektedir. Bu durum kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızdadır. Altın tepsi içinde sunulan bu proje için öncesinden düğmeye basılmıştır. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünce her fırsatta ‘Gazetelerinizi kapatın, internet gazeteciliğine dönüşün!’ istekleri ısrarla söylenmektedir. Bu altın tepside sunulan proje, yerel yazılı gazetelerinin, gazeteci olmayan ve gözlerini para bürümüş patronlarınca maalesef havlu atılarak karşılanmıştır. Teknolojik gelişmeler ve değişen okur alışkanlıklarına uyum sağlayan internet gazeteleri, bugün ve gelecekte de önemli bir bilgi ve haber kaynağı olmayı sürdürecektir. Bu nedenle hepimiz internet gazetelerimizi yasal dayanağa ve sağlam alt yapıya kavuşturmalıyız…”
TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİ
Sağlam bir alt yapı için, sağlıklı gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çeken Başkan Şehitoğlu, “Bizler bu mesleğimizi sürdürürken elbette; Karşılaştığımız sorunlara yönelik yenilikçi çözümleri önce kendimiz üretmek zorundayız” vurgusu yaptı. Şehitoğlu, konuşmasının devamında şu konuları dile getirdi: “Kaliteyi, güvenilirliği ve okur memnuniyetini ön planda tutan bir yaklaşımı benimseyerek, sürdürülebilir bir internet gazeteciliği ortamını ertelemeden oluşturmalıyız. Örneğin, abonelik modelleri, özel içerikler için ücretli üyelikler ve dijital etkinlikler gibi alternatif gelir kaynakları geliştirmeliyiz. Ancak bütün bunların içinde bizim de kanun yapıcılarından beklentilerimiz var. Şöyle ki; Kaliteli içerik ve alt yapısıyla beş büyük il dışında Resmi ilan alan tüm yerel internet gazetelerinde çalışanların sayısı 8’den 5’e indirilmeli! Tıklanma sendromunun bitirilmesi için yine beş büyük il dışında tüm illerde tıklanma sayısı beş bin tıklanma barajına çekilmelidir. Basın İlan Kurumu aracılığı ile resmi kurum ve kuruluşlardan resmi reklam alan internet gazeteleri, Basın İlan Kurumu aracılığından kurtarılmalıdır. Tüm yasal vecibelerini yerine getirmiş, kaliteli ve sağlıklı alt yapısını oluşturan internet gazetelerinin resmi kurum ve kuruluşlardan reklam-banner ve abonelik almaları da serbest ve özgür bırakılmalıdır. Tasarruf genelgeleriyle, elleri kolları bağlı tutulan belediye, oda, birlik, kurum ve kuruluşların önündeki, gazete ve gazetecilerin geleceğini ilgilendiren tasarruf genelgesi gibi engeller biran önce kaldırılmalıdır. Ve en önemlisi de konfederasyonumuzun da üzerinde hassasiyetle durduğu ve iktidara ilettiği; ‘Gazetecilik Meslek Yasası’nın çıkartılarak, mesleğimizin, gazetecilikten uzak patronlar ve gazeteci olmayanların eline geçmesi önlenmelidir. Bütün bu duygu ve düşüncelerimizin bir an önce hayata geçmesini, hepimizin geleceğinin, parlak ve yaşanır bir gazetecilik dönemiyle buluşmasını diliyorum. Bunca yıl bana ve yönetim kurulumuza gösterdiğiniz sabır ve destek için, yeniden güveniniz için yönetim kurulum adına hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Sevgilerimi sunuyorum.”

Continue Reading

Çok Okunan