Gündem
Mersin’de İnternet Gazetecilerinin Kongre Heyecanı
Başkan Şehitoğlu Güven Tazeledi
Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Derneği (MEİGDER) 2. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Mevcut başkan A. Vahap Şehitoğlu oy birliği ile yeniden seçilerek güven tazeledi.
Mersin’de yaklaşık 4 yıldır internet gazetecilerini aynı çatı altında toplayan ve kurulduğu günden bu yana gazetecilik ilkelerini her zaman ön planda tutan MEİGDER’de kongre heyecanı yaşandı. Dernek binasında gerçekleştirilen 2. Olağan Kongre; yoklama ve Başkanlık Divanının seçilmesi Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Mustafa Göktaş’ın, divan üyeliklerine ise Hatice Yardım ve İsmail Usta’nın seçildiği kongrede divana, kongre tutanaklarını imzalamaları için imza yetkisinin verilmesinin ardından Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu okunarak gelir gider tablosu, denetim kurulu raporu sunumu ve Müzakeresi ve ibrası yapılıp yeni dönem tahmini bütçe görüşülüp karara bağlandı. Kongre, Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin, Denetim Kurulu asil ve yedek üyeleri ve Federasyon üst kurul delegelerinin seçiminin ardından dilek ve temenniler ile son buldu. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: A. Vahap Şehitoğlu, Uğur Özgür, Tayfun Tuna, M. Esat Durak, Mustafa İnsan, Hatice Yardım ve İsmail Usta.
Denetim Kurulu: Mustafa Göktaş, Ahmet Oktay ve S.Vakkas Arslan seçilirken,
Haldun Okdemir, M.Umut Çor ile Mehmet Açık Federasyon üst kurul üyeliğine getirildiler.
“KERVANIMIZI BÜYÜTÜP BUGÜNLERE GELDİK”
Kongrenin ardından üyelere ve yönetim kuruluna teşekkür eden MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, “2. Olağan kongremizin ülkemize, kentimize ve MEİGDER ailemize hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. MEİGDER olarak 5 Ocak 2021 yılında internet gazetelerinin geleceği için örgütlenme adına çıktıkları bu çileli yürüyüşün üzerinden tam 3,5 yıl geçtiğini hatırlatan Başkan Şehitoğlu, 7 gazeteci arkadaşımızla çıktığımız bu yolda, 49 gazeteci üyemizle kervanımızı büyüterek ve itibar kazandırarak cemiyetimizi bugünlere getirdik” ifadelerini kullandı. “Bir zamanlar üyesi, yöneticisi ve Sekiz dönem Başkanlığını yaptığım, temiz duygularımla bayrağımızı teslim ettiğim, Mersin Gazeteciler Cemiyetinin (MGC), mesleğimizin ve meslektaşlarımızın geleceğini düşünen değil de kendi cebini ve ikbalini düşünen yöneticilerinin ve bugün siyasi mevta olan destekçilerinin, itibar suikastlarına, ihanetlerine, tüm engelleme ve karşı koymalarına rağmen sizlerin kararlı duruşu ve bir yumruk oluşunuzla, daha da zenginleşerek büyüdük” diyen Şehitoğlu, şöyle devam etti:
MEİGDER’İN SAYGIN BİR YERİ VAR
“Mesleki itibarımızı, gazetecilik etik anlayışımızı ve saygınlığımızı ön planda tutarak yaptığımız internet gazeteciliği ile Türkiye’de bugün saygın bir yeri olan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyetimiz (MEİGDER), bir üst çatı kuruluşu Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda (AGF) Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde, Türkiye’nin en üst gazeteci örgütü, çatısı olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nda (TGK) ise Başkanlar Konseyi üyesi olarak Onur Kurulunda kabul görmüş ve temsil edilmiştir. Hepimizin dik ve asil duruşu ile elde edilen bu kazanımlar hem bizler hem de Mersin’imiz için gurur ve onur vericidir. Bu anlayışla yolumuza bundan böyle de devam edecek olan MEİGDER, Basın Kuruluşları arasında Mersinlilerin gurur abidesi olmayı sürdürecektir. Bilin ki; En iyi vatansever gazeteci görevini en iyi yapandır. İşte bizlerde aynen böyle vatansever internet gazetecileriyiz.
İNTERNET GAZETELERİMİZİ SAĞLAM ALT YAPIYA KAVUŞTURMALIYIZ
Günümüz Türkiye’sinde, Anadolu’nun yazılı gazetelerinin, bir tanesi dahi kalmamak üzere kapatılması projesi adım adım hayata geçmektedir. Bu durum kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızdadır. Altın tepsi içinde sunulan bu proje için öncesinden düğmeye basılmıştır. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünce her fırsatta ‘Gazetelerinizi kapatın, internet gazeteciliğine dönüşün!’ istekleri ısrarla söylenmektedir. Bu altın tepside sunulan proje, yerel yazılı gazetelerinin, gazeteci olmayan ve gözlerini para bürümüş patronlarınca maalesef havlu atılarak karşılanmıştır. Teknolojik gelişmeler ve değişen okur alışkanlıklarına uyum sağlayan internet gazeteleri, bugün ve gelecekte de önemli bir bilgi ve haber kaynağı olmayı sürdürecektir. Bu nedenle hepimiz internet gazetelerimizi yasal dayanağa ve sağlam alt yapıya kavuşturmalıyız…”
TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİ
Sağlam bir alt yapı için, sağlıklı gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çeken Başkan Şehitoğlu, “Bizler bu mesleğimizi sürdürürken elbette; Karşılaştığımız sorunlara yönelik yenilikçi çözümleri önce kendimiz üretmek zorundayız” vurgusu yaptı. Şehitoğlu, konuşmasının devamında şu konuları dile getirdi: “Kaliteyi, güvenilirliği ve okur memnuniyetini ön planda tutan bir yaklaşımı benimseyerek, sürdürülebilir bir internet gazeteciliği ortamını ertelemeden oluşturmalıyız. Örneğin, abonelik modelleri, özel içerikler için ücretli üyelikler ve dijital etkinlikler gibi alternatif gelir kaynakları geliştirmeliyiz. Ancak bütün bunların içinde bizim de kanun yapıcılarından beklentilerimiz var. Şöyle ki; Kaliteli içerik ve alt yapısıyla beş büyük il dışında Resmi ilan alan tüm yerel internet gazetelerinde çalışanların sayısı 8’den 5’e indirilmeli! Tıklanma sendromunun bitirilmesi için yine beş büyük il dışında tüm illerde tıklanma sayısı beş bin tıklanma barajına çekilmelidir. Basın İlan Kurumu aracılığı ile resmi kurum ve kuruluşlardan resmi reklam alan internet gazeteleri, Basın İlan Kurumu aracılığından kurtarılmalıdır. Tüm yasal vecibelerini yerine getirmiş, kaliteli ve sağlıklı alt yapısını oluşturan internet gazetelerinin resmi kurum ve kuruluşlardan reklam-banner ve abonelik almaları da serbest ve özgür bırakılmalıdır. Tasarruf genelgeleriyle, elleri kolları bağlı tutulan belediye, oda, birlik, kurum ve kuruluşların önündeki, gazete ve gazetecilerin geleceğini ilgilendiren tasarruf genelgesi gibi engeller biran önce kaldırılmalıdır. Ve en önemlisi de konfederasyonumuzun da üzerinde hassasiyetle durduğu ve iktidara ilettiği; ‘Gazetecilik Meslek Yasası’nın çıkartılarak, mesleğimizin, gazetecilikten uzak patronlar ve gazeteci olmayanların eline geçmesi önlenmelidir. Bütün bu duygu ve düşüncelerimizin bir an önce hayata geçmesini, hepimizin geleceğinin, parlak ve yaşanır bir gazetecilik dönemiyle buluşmasını diliyorum. Bunca yıl bana ve yönetim kurulumuza gösterdiğiniz sabır ve destek için, yeniden güveniniz için yönetim kurulum adına hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Sevgilerimi sunuyorum.”
Gündem
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Gündem
Suwen Körfez’de Büyümesini Hızlandırdı
Suwen, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ikinci yatırımını Dubai BurJumanMall’da hayata geçirdi.
Türkiye’nin önde gelen iç giyim ve lifestyle markalarından Suwen, global büyüme stratejisi kapsamında yurt dışındaki mağazalaşma atağını sürdürüyor. Abu Dabi’de gerçekleştirdiği ilk yatırımın ardından marka, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ikinci mağazasını Dubai’nin en köklü alışveriş merkezlerinden BurJuman Mall’da açtı. Yeni yatırımla birlikte Suwen’in yurt dışındaki mağaza sayısı 8 ülkede 19 noktaya ulaştı.
İç giyimden ev giyimine, plaj giyiminden aksesuara uzanan geniş ürün gamıyla Türkiye’de kategori liderleri arasında konumlanan Suwen, son dönemde ivme kazanan uluslararası büyüme stratejisine Körfez Bölgesi’ni de güçlü şekilde dahil ediyor. Abu Dabi ve Gürcistan açılışlarının ardından Dubai’de kapılarını açan yeni mağaza, markanın global perakende vizyonunun önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Dubai’nin dinamik yaşamına uygun yeni nesil mağaza deneyimi
Dubai’nin merkezi lokasyonlarından Al Mankhool bölgesinde, Khalid Bin Al Waleed Caddesi üzerinde konumlanan 137 metrekarelik yeni mağaza; modern mağazacılık anlayışı, yalın mimarisi ve kategori deneyimini öne çıkaran kurgusuyla dikkat çekiyor. Suwen’in BurJuman Mall’daki yeni mağazasında; iç giyim, pijama, ev giyim ve aksesuar koleksiyonları bir arada sunulurken, marka özellikle konfor ve fonksiyonelliği odağına alan ürün seçkisiyle bölge tüketicisinin ihtiyaçlarına cevap vermeyi hedefliyor. Hafif ve nefes alabilen kumaşlar, vücuda uyum sağlayan kalıplar, iz bırakmayan tasarımlar ve gün boyu konfor sunan ürün grupları; Dubai’nin çok kültürlü ve hızlı yaşam dinamiğine uygun bir deneyim sunuyor.
Suwen’in global büyüme yolculuğunda yeni eşik
Dubai yatırımıyla birlikte Suwen, uluslararası operasyon ağını daha da güçlendirdi. Marka bugün Romanya’daki 7 mağazasının yanı sıra; Kıbrıs, Irak ve Moğolistan’da ikişer mağaza, Azerbaycan, Cezayir, Gürcistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki yatırımlarıyla toplam 8 ülkede faaliyet gösteriyor. Suwen, farklı coğrafyalardaki büyümesini yalnızca mağaza yatırımı olarak değil; Türk moda ve perakende sektörünün tasarım gücünü uluslararası pazarlara taşıyan stratejik bir dönüşüm olarak konumluyor.
Dubai yatırımı global vizyonumuz açısından stratejik önem taşıyor
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Bolluk, şunları söyledi: “Türk perakendesinin tasarım, kalite ve erişilebilirlik gücünü global pazarlarda daha görünür kılmayı hedefliyoruz. Abu Dabi’nin ardından Dubai gibi bölgenin en güçlü ticaret ve yaşam merkezlerinden birinde yer almak, Suwen’in uluslararası büyüme yolculuğu açısından önemli bir adım. Farklı kültürlerden kadınların beklentilerine yanıt veren ürünler geliştirirken, konforu ve estetik yaklaşımı birlikte sunmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni mağaza yatırımları ve yeni pazar açılımlarıyla global büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.”
Gündem
Gülfidan Uğur’un içsel yolculuğu satırlara döküldü
Mersin’de iş dünyasındaki başarıları ve sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan iş kadını Gülfidan Uğur, bu kez bambaşka bir yönüyle okurların karşısına çıktı. Çocukluk yıllarında başlayan yazma tutkusunu yıllar içinde büyüten Uğur, ilk şiir kitabı “Söz Verdim Rüyama” ile edebiyat dünyasına samimi bir adım attı.
Peyzaj mimarlığından moda tasarımına, otomotivden turizme kadar birçok farklı sektörde iz bırakan Uğur’un bu kitabı, yalnızca bir eser değil; aynı zamanda yılların birikimi, duyguların filtresiz bir yansıması niteliği taşıyor. Yoğun iş temposunun ardında saklı kalan şair ruh, bu kez dizelerle kendini görünür kılıyor.
“ARTIK YIRTILIP ATILMAMALIYDI”
Uğur, yazma serüveninin çocuklukta tuttuğu günlüklerle başladığını anlattı. Uğur, o günlerden bugüne gelen süreci şu sözlerle ifade etti: “Çocukluğumda günlük tutmakla başlayan yazma serüvenim bir sonuca ulaşmalıydı. Bu defa yırtılıp atılmamalı, okunmalıydı artık. Ne anlatabilirdi ki en güzel beni dedim. Ruhumun boşluğunu ne doldurabilirdi…” İş dünyasının yoğun temposundan uzaklaşmanın kendisine iyi geldiğini belirten Uğur, yılların izlerinin artık gün yüzüne çıkması gerektiğini dile getirdi.

ŞİİRLE GELEN ARINMA VE KENDİNİ BULMA
Hayatın iniş çıkışlarının kendisini olgunlaştırdığını vurgulayan Uğur, şiirin bu süreçte bir kaçış değil, bir yüzleşme alanı olduğunu ifade ederek, “İş dünyasının stresinden uzaklaşmanın bir yolu olarak gördüğüm şiir, aynı zamanda geçmişin izlerini gün ışığına çıkarma vesilesi oldu. Bazen ticari bazen manevi kayıplar… Tüm bu yolculuk beni ben yaptı” dedi. Şiirlerinin kimi zaman hayranlık, kimi zaman hayatın akışı içinde bir yolculuğa çıktığını belirten Uğur, okurun da bu dizelerde kendinden parçalar bulmasını arzu ettiğine işaret etti.
BİR KİTAPTAN FAZLASI
“’Söz Verdim Rüyama’ yalnızca bir kitap adı değil, aynı zamanda güçlü bir duruşun ifadesi” diyen Uğur, kitabını şu sözlerle tanımlıyor: “Bu kitap bir başlığın ötesinde; bir duruşun, bir direnişin, bir cesaretin ve en önemlisi insanın kendi iç sesiyle yaptığı en samimi anlaşmanın adıdır.” Yıllar boyunca ertelenen duyguların aslında bir “laboratuvar” gibi kendisini beslediğini söyleyen Uğur, içindeki sesin hiçbir zaman susmadığını vurguladı.
BABAYA ADANAN SATIRLAR
Kitabın en derin katmanlarından biri ise Uğur’un babasına duyduğu özlem. Hayatındaki en büyük kırılma noktalarından birini anlatan Uğur, “Onu kaybettiğimde sanki hayat bir an durdu. Ama bana bıraktığı en büyük miras vazgeçmemekti” dedi. Bu acının içinden doğan gücün, kitabın ruhunu şekillendirdiğini belirten Uğur, satırlarında yalnızca şiir değil; özlem, direnç ve umut taşıdığını ifade ediyor.
“RÜYALAR ERTELENEBİLİR AMA KAYBOLMAZ”
Okuyuculara da seslenen Uğur, kitabın herkese kendi iç yolculuğunu hatırlatabileceğini söyleyerek, “Belki bu satırlarda yarım kalmış bir hayalinizi hatırlayacaksınız. Belki de içinizden ‘ben de söz veriyorum’ diyeceksiniz. Çünkü rüyalar ertelenebilir ama gerçekten inananlar için asla kaybolmaz” sözlerini aktardı.

GELİRİ BAĞIŞLANDI
Öte yandan kitabın lansman geliri Gülfidan Uğur’un merhum babası Hüseyin Uğur adına Mersin Üniversitesi Geliştirme Vakfı’na bağışlandı. Bu yönüyle eser, yalnızca edebi değil, toplumsal bir değer de taşıyor.
BİR İŞ KADININDAN DAHA FAZLASI
Gülfidan Uğur’un hikâyesi, yalnızca başarılarla dolu bir kariyerin değil; aynı zamanda iç dünyasını keşfetme cesaretinin de hikâyesi. “Söz Verdim Rüyama”, hem yazanın hem okuyanların kalbine dokunacak bir yolculuk vadediyor.
Ve belki de en önemlisi, bir cümlede saklı:
“Ben rüyama söz verdim…”
-
Magazin9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Sağlık9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Magazin9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Ekonomi9 yıl agoThe 9 worst mistakes you can ever make at work
-
Spor9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Sağlık9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Spor9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
-
Sağlık9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
