Connect with us

Gündem

İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, “Hatay Yeniden” vizyonuyla yaşanabilir bir kent sözü veriyor.

Published

on

“H’ATA’YA BORCUMUZ VAR, ÖDEYECEĞİZ”

İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, depremde yıkılan Hatay’ın yeniden inşası için yerel, ulusal ve uluslararası kaynakların kullanılacağı “Hatay Yeniden” vizyonunun kentin aydınlık yarınlarının habercisi olacağını söyledi.
Hatay’da yürüttüğü sıradışı seçim kampanyasıyla dikkatleri üzerine çeken ve son günlerde yapılan kamuoyu anketlerinde istikrarlı yükselişini sürdüren Nusret Cömert, “Binlerce yıllık geçmişiyle kültürlerin buluşma noktası olan ve topraklarındaki bereketi halkıyla ve ülkesiyle paylaşan Hatay’a hizmette cömert davranacak bir yerel yönetim anlayışının tam zamanıdır.” dedi.

“Hatay Yeniden” vizyonu ile kenti yeniden inşa sürecinin, halk, yerel, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin kararlı ve güçlü projeleriyle mümkün olabileceğini vurgulayan Nusret Cömert, bunun için gerekli planlamaları ve projeleri uzman bir ekiple tamamladıklarını söyledi. Hatay’ın yeniden inşası için tarihi bir aşamaya gelindiğine dikkati çeken Nusret Cömert, “Bu tarihi sorumluluğumun bilinciyle, birleştirici ve kaynaştırıcı bir anlayış temelinde oluşturduğumuz “Hatay Yeniden” vizyonuyla, tarihi ve kültürel dokuyu koruyarak, afetlere dirençli, müreffeh, uygar ve yaşanabilir bir şehir inşa edeceğiz” ifadesini kullandı.

“Acılarımız ve kayıplarımız büyük. Ama umudumuz daha büyük!”
İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, Hatay’ın yeniden inşasının siyaset üstü bir konu olduğunu ve öncelikle Hataylıların yaşanabilir ve çağdaş bir kente kavuşması gerektiğini vurguladı.
“Depremde yıkıldık, acılarımız büyük, kayıplarımız büyük. Ama umudumuz daha büyük!” diyen Cömert sözlerine şöyle devam etti: “Deprem felaketinin memleketimizde açtığı yaraları sarmak için bireysel katkılarımı yaptım, ama elbette ki bunlar yetmez. Hatay’ımızı alt ve üst yapısıyla yeniden inşa etmek gerekiyor. Hatay’da doğmuş, hem anne hem baba tarafından 10 nesildir buranın bir öz evladı olarak, kısa bir süre önce İYİ Parti Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in adaylık davetini kabul ederek bu sorumluluğu aldım. Siyaset üstü bir iş insanıyım. Siyasi referansım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri, Atatürk milliyetçiliği, anayasamızda tanımlanan Türk Milliyetçiliği’dir. Başta Ulu Önder Atatürk ve aziz şehitlerimiz olmak üzere; Hatay’a karşı tarihi bir sorumluluğumuz ve borcumuz var. Bu borcu ödeyeceğiz.”

“Hatay için tarihi bir aşamaya geldik”
Yıkılan Hatay’ın yeniden inşası için tarihi bir aşamaya gelindiğinin altını çizen Nusret Cömert, “Bu tarihi sorumluluğumun bilinciyle; birleştirici ve kaynaştırıcı bir anlayış temelinde oluşturduğumuz “Hatay Yeniden” vizyonum için planım hazır ve nasıl yapacağımı da çok iyi biliyorum. Hatay’ı yeniden inşa ederken projeler ve finansmanı için yerel ve ulusal kaynakları değerlendireceğim, uluslararası kurum ve kuruluşların finans ve bilgi kaynaklarını harekete geçireceğim. Birleştirici ve kaynaştırıcı bir anlayışı hakim kılarak Hatay’ımız için bir koordinatör görevi yürüteceğim.” diye konuştu.

“Hatay, kültür turizminin başkenti olacak”
Hatay’ın pek çok yerinin büyük arkeolojik değere sahip olduğunu, şehri yeniden inşa ederken bu tarihi mirası koruyacağını da vurgulayan Nusret Cömert, “İlimizin tarihi alanlarını açık hava müzesine dönüştüreceğim. Oluşturacağım kültür rotalarıyla çeşitlendirilmiş turizm alt yapısıyla katma değeri en yüksek turizm çeşidi olan kültür turizmini kentimize getireceğim. Hatay’ı kültür turizminin başkenti yapacağım.” dedi.

Şehrimizde ‘Yeni Hatay’ yaşam bölgeleri oluşturacağım.

Hazırladığı planda Hatay’ın tarihi alanlarını ve tarım arazilerini koruyacağının altını çizen Nusret Cömert, şunları söyledi: “Bu planda Hatay’ın tarihi alanlarını ve tarım arazilerini korurken altyapısı ve üstyapısının doğru şekilde oluşturulduğu, ulaşım entegrasyonun sağlandığı, lojistik düzenlemelerinin yapıldığı, ihtiyaca uygun işyerlerinin belirlendiği, sanayi ve üretim alanlarının büyümeye elverişli olarak planlanıp hayata geçirildiği ve kent peyzajının yapıldığı güzel Hatay’ı yeniden inşa edeceğim. Şehrimizde ‘Yeni Hatay’ yaşam bölgeleri oluşturacağım. Bu yeni yaşam bölgelerinin her mahallesinde parklar, okullar, kreşler, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları ve spor alanları olacak. Her kesimden ve her yaştan vatandaşım için kafeler, restoranlar, kültür, sanat merkezleri ve sosyal yaşam alanları olacak. Bunları hafif raylı sistemlerle birbirine bağlayacağım.”

“Hataylıların yaşam koşullarını hızla iyileştireceğim”
Göreve gelir gelmez, projelerini hayata geçirmek için sıkı bir çalışma başlatırken çok daha acil yapılması gereken konulara öncelik vereceğini belirten Nusret Cömert, “Çadırlarda, konteynerlerde, çok zor koşullarda hayatını idame ettirmeye çalışan hemşerilerimin yaşam koşullarını iyileştirecek tedbirler alacağım. Konteynerlerde yaşayan hemşerilerimin yağan her yağmurda ıslanmamaları, sıcaktan ve soğuktan korunmalarını sağlayacak önlemler alacağım. Konteyner kent koşullarında, aş evleri, kreşler, çocuk oyun alanları, ortak eğitim ve etüt alanları ile ortak sosyal yaşam alanları oluşturacağım.” ifadesini kullandı.

“Esnaf ve zanaatkar, sağlıklı işyerlerinde hizmet verecek”
İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Nusret Cömert, İskenderun Esnaf ve Sanatkarları Odası yetkilileri ve Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ile de görüşerek kent ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkarlara yönelik projelerin de hızla uygulanacağını hatırlattı.
Esnaf ve zanaatkarların kentin ruhunu ve kimliğini temsil ettiğini belirten Cömert, “Ticaretin omurgası, ekonominin can damarı, kültürümüzün mayası esnaf ve zanaatkarımız; yıkım görüntüsünün hafızalardan silindiği, hayatın normalleştiği, haksız rekabetin önlendiği, eşit şartlarda ticari faaliyetlerini yapabildiği, altyapısı düzgün ve sağlıklı işyerlerinde hizmet verecekler. Hatayımız’ın sahip olduğu ülkemizin ve dünyanın dört bir yanına dağılmış insan kaynaklarını cezbedecek bilim ve teknoloji alanlarının oluşumu için gerekli şartları sağlayacağım.” dedi.

“Sahadayım, Hataylıları dinliyor, onların sesine kulak veriyorum”
Hataylıların kendilerini samimi olarak dinleyecek ve empati kuracak vatan evlatlarına, görev adamlarına bugün her şeyden fazla ihtiyacı olduğunu belirten Nusret Cömert, “Ben de bu misyonla Hatay için alanlardayım. Hatay’ın her bir köşesinde her kesimden hemşehrimi dinliyorum, bir şey anlatmaya çalışmıyorum. Sadece dinlemeye çalışıyorum. Bizi bu yıkımdan kurtaracak şeyin, birbirimizi iyi dinlemek ve Hataylıların geleceğine katılımcı yönetim anlayışıyla yön vermek olduğunun farkındayım. Hatay’da, esnafın da, öğrencinin de, işçinin de, memurun da, emeklinin de, sivil toplum kuruluşlarının da, meslek odalarının da, üreticinin dertleri de burada ortaklaşıyor.” dedi.

“Hatay için tünelin ucunda ışık var mı” sorusuna üç senaryo ile cevap
“Hatay Yeniden” vizyonunu detaylandırarak anlattığı toplantılarda iş insanlarının, meslek odaları yöneticilerinin ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin çok olumlu kanaatlerini belirterek kendisini kutladığını ve başarılar dilediğini vurgulayan Nusret Cömert, bu görüşmelerde kent dinamiklerinin geleceğe yönelik endişelerini, kaygılarını dile getirirken kendisine “Hatay için tünelin ucunda ışık var mı?” diye çok sorulduğunu belirtti.
Nusret Cömert, bu soruya üç senaryo ile cevap verdiğini kaydederek şöyle konuştu: “Uluslararası dev enerji şirketinde üst düzey yöneticilik yaptığım dönemde hep uzun vadeli gelecek senaryolarıyla çalıştık. Dünyadaki değişimlere göre, bütün dinamiklere göre farklı planlarla şirketi konumlandırdık. Hatay özelinde senaryolar düşünürsem üç seçenek ortaya çıkar. Birincisi, her şey şimdiki gibi kalır. Konteynerlerde hayat devam eder. TOKİ binalar yapar, evlere geçişler başlar. İşsizlik, sıkıntılar, sosyal umutsuzluk, intiharlar, kadına şiddet olayları, aile işi şiddet vakaları, vesaire vesaire devam eder… Bu birinci senaryo. Bunun adını koymam gerekiyorsa, ‘Allah Korusun’ senaryosu diyebilirim. İkincisi benim senaryom. Yani  “Hatay Yeniden” vizyonumla, benim koordinatör olduğum senaryo. Çok aydınlık, çok parlak. Yani ilki cehennemse bu cennet senaryosu. Siyah ve beyaz kadar farklı görüyorum. Üçüncü senaryo ise yerinde debelenip duran ‘Adet Yerini Bulsun’ senaryosu olur. Ben Hataylı hemşehrilerimin umudu seçeceğine, sandığa gittiğinde ‘Hatay Yeniden’ diyeceğine inanıyorum.”

“Hatay, Doğu Akdeniz enerji üssüne entegre olacak”
Hataylı sanayiciler ve iş insanlarıyla birlikte, katılımcı bir anlayışla ve proje finansmanı koşullarını oluşturarak ilerleyeceğinin altını çözen Nusret Cömert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçireceğimiz projeler, şehrimiz ve ülkemiz ekonomisinin gelişimine katkıda bulunurken beraberinde istihdamı da getirecektir. Karma organize sanayi bölgeleriyle ihtisas organize sanayi bölgelerinin şehrimize kazandırılması, küçük sanayi sitelerinin kurulması için çok yönlü çalışacağız. Zengin doğalgaz rezervlerine sahip Doğu Akdeniz bölgesinin enerji üssü oluşumuna Hatay’ı entegre edeceğiz. Bütün bunları yaparken dünyamızın en büyük sorunu olan karbon salımına bağlı iklim değişikliği tehdidini dikkate alarak net karbon sıfır ilkelerini ve uygulamalarını dikkate alacağız. Hatay’ı yeniden inşa ederken projelerin finansmanı için yerel ve ulusal kaynakları değerlendirirken uluslararası kurum ve kuruluşların finans ve bilgi kaynaklarını harekete geçireceğiz. Hem bugüne hem de yarına güvenle bakacağımız Yeni Bir Hatay inşa edeceğiz. Hatay eskisinden daha iyi olacak!”

İYİ PARTİ HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI
NUSRET CÖMERT KİMDİR?

Hatay’da doğdu. Hem anne hem baba tarafından on nesildir Hataylı. Makine Mühendisliği ve İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Eğitimi aldı. Harvard Üniversitesi İleri Liderlik Kıdemli Akademi Üyesi. DamNus Enerji ve Yatırım A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor.
1984 – 2014 yılları arasında dünyanın önde gelen bir uluslararası enerji şirketinde, aralarında genel müdürlük, icra kurulu üyeliği ve yönetim kurulu başkanlığı da olan üst düzey görevlerde bulundu.
Bu şirketin Londra’daki genel merkezinde doğal gaz ve enerji iş kolunda Doğu Akdeniz ülkelerinden sorumlu iş geliştirme müdürlüğü görevini yürüttü. Bu büyük enerji şirketinin Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden sorumlu olarak bölgede doğal gaz pazarına girişini sağladı.
Türkiye’de doğal gaz sektörünün liberasyonuna öncülük etti. Ülkemizde ilk doğal gaz ithalat ve toptan satış şirketini kurdu ve Rusya ile dünyada özel şirket olarak ilk doğal gaz alım satım sözleşmesini imzalayarak faaliyete geçirdi.
Görev yaptığı uluslararası enerji şirketinin milli petrol şirketimiz olan TPAO ile birlikte Batı Karadeniz’in Türk karasularında ilk derin deniz sondaj faaliyetlerini ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz karasularında ilk üç boyutlu sismik faaliyetlerini, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde ilk kaya petrolü sondaj faaliyetlerini başlattı.
Görev yaptığım öncü enerji şirketinin petrol ve doğal gaz arama alanında Orta Doğu ve Kuzey Afrika Liderlik Ekibi üyeliği, doğal gaz ve enerji alanında Avrupa Liderlik Ekibi üyeliğini yürüttü. Türkiye’nin önde gelen bazı holdinglerinde bağımsız yönetim kurulu üyelikleri ile denetim ve kurumsal yönetişim komite başkanlıklarından bulundu. Harvard Club of New York üyesi olup Trinidad ve Tobago Cumhuriyeti Türkiye Fahri Başkonsolosu.
Aralarında uzun yıllar üyesi ve Enerji Grubu Başkanı olduğu Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği TÜSİAD, Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığım Türk Amerikan İş Adamları Derneği TABA AmCham, Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığım Petrol Platformu Derneği PETFORM, kurucu Yönetim Kurulu Üyeliğini yaptığı Enerji ve İklim Değişikliği Vakfı ENIVA, Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği yaptığı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK, Yönetim Kurulu Üyeliğini yaptığı İstanbul Consular Corps ICC, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığını Yaptığım Harvard Mezunlar Derneği, Dış Politika Enstitüsü DPE olmak üzere uzun yıllar pek çok sivil toplum kuruluşunda aktif görevlerde bulundu. Yine aralarında Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun da yer aldığı çok sayıda uluslararası konferanslarda konuşmalar, moderatörlükler ve başkanlıklar yapıyor.

Continue Reading

Gündem

MEİGDER’den Başkan Tuncer’e ziyaret

Published

on

Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Yönetim Kurulu, Olağan Genel Kurulu sonrası ilk ziyaretini Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’e gerçekleştirdi.


Büyük bir farkla Mezitli’nin yeni Belediye Başkanı seçilen CHP’li Ahmet Serkan Tuncer, A.Vahap Şehitoğlu başkanlığında oluşan MEİGDER yönetim kurulu üyelerini güler yüzle karşıladığı ziyarette, medyanın büyük bir güç olduğuna değindi.

Hoş sohbetlerin yapıldığı ziyarette, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in kısa süre önce Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesinin Mersin’de memnuniyetle karşılandığını belirten Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyet Başkanı A.Vahap Şehitoğlu, “Başta Mezitli halkı olmak üzere biz Mersinliler böyle genç ve dinamik bir belediye başkanına sahip olduğumuz için çok şanslıyız. MEİGDER Ailesi olarak yaptığı her iyi işte ve hizmette destekçisi olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın” diyerek, Başkan Tuncer’e her iki görevinde de başarılar diledi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Tuncer ise medya mensuplarıyla her zaman yakın temas halinde olduklarını ve bunun bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini ifade etti.

Continue Reading

Gündem

Çetkoder Uyardı: Dünyada Su Ve Gıda Terörü Baş Gösterecek

Published

on

ÇETKODER DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ NEDENİYLE UYARDI: DÜNYADA SU VE GIDA TERÖRÜ BAŞ GÖSTERECEK : Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Merkezi 5 Haziran Dünya çevre günü dolayısıyla bir açıklama yaparak, Dünyada su ve gıda terörü baş gösterecek diyerek uyarırken, bir dizi etkinliğe imza atacaklarını duyurdu

“Gıda ve su savaşları kapıya dayanmış durumda”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş; “Son yıllarda çok hızla kirletilen ve hor kullanılan Doğa (Çevre) nedeniyle yeryüzünde kuraklık baş göstermiş, iklim değişikliğe uğramış, buna paralel açlık, yokluk ve kıtlık artmıştır. Yaşadığımız evrende eğer ciddi tedbirler almaz isek bir müddet sonra, artan nüfus ve kıtlık nedeniyle gıda ve su terörü baş gösterecektir. Nitekim Gıda üzerinde genetikle oynama, laboratuarda et üretimi, gıda üretimi gibi günümüzde gündemde olan bu gelişmeler önümüzdeki günlerde yaşanacak olan kıtlık ve beklenen yokluktan dolayı ortaya çıkmaktadır. Yaşadığımız evrende bundan sonra çıkacak olan savaşlar Gıda ve su yüzünden olacaktır. Çünkü yeryüzü, doğa alabildiğince hor kullanılıp kirletiliyor” dedi. Sözlerine devamla Göktaş, “bildiğiniz üzere, Çevre, insanların sürekli diğer tüm canlılar ile beraber yaşadıkları yere denir. Denizler, dağlar, ovalar, nehirler, göller, yaylalar, ormanlar, çayırlar, doğada yaşayan tüm canlılar doğal çevreyi oluşturur. Çevrenin kirlenmesi, bu ülkede ve yaşadığımız evrende yaşayan herkesin ortak sorunudur. Çünkü çevre kirliği, içindeki yaşantıyı olumsuz etkiler, insanların ve diğer canlıların zarar görmesini sağlar. Son yıllarda büyük sanayi hamleleri ile dev fabrikalar kurulmuş, bu fabrikalardan gerektiği gibi çalışmayan ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler, çevre kirliliğine neden olmuşlar, çevreye büyük zarar vermişler ve vermeye devam etmektedirler. Yine aynı şekilde çarpık kentleşmeler, deniz kenarına, kıyı kenarına, akarsu yatağına, ormanlık alan içine, Tarım alanlarına yapılan imarlaşma, inşaatlar yaşamımızı olumsuz tehdit etmektedir. En önemli kirlenme Toprak da, su da, hava da yaşanmaktadır” açıklaması ve uyarısında bulundu.

“Doğal kaynaklar, ekolojik dengenin bozulmaması için ciddi çalışmalar yapılması lazım”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Göktaş; “Denizlerin, göllerin, nehirlerin, akarsuların, su havzalarının zararlı atıklarla kirletilmesi ile su kirlenmektedir. Bu zararlı atıkları sulara denetimsiz sanayi kuruluşları bırakabildiği gibi, insanlarımız da bilmeden yapabiliyorlar. Denize atılan bir plastik pet şişe yüzyıllarca kaybolmaz ve kirliliğe neden olur. Kirlilik ile deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur, toplu ölümler meydana gelir, bu sulardan avlanan deniz hayvanlarının yenmesi insanlara zarar verir, insanlar denize giremez ve yüzemez. Düşünmeden attığınız kızartma yağları, evde kullanılan her çeşit yağ ve kimyasallar lavabolara dökülmemeli. Toprakla temas etmemelidir” uyarısını yaptı.

“Hava, Su, Toprak kirlenmesi korkunç boyutta”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Göktaş;” Yine günümüzde hava kirliliğinin büyük bölümünü taşıtların egzozlarından çıkan gazlar oluşturuyor. Yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu da hava kirliliği ortaya çıkıyor. Bacalarına filtreleme sistemi yapmayan fabrikalar da kirliliğe yol açıyor. Kirli hava, solunuma elverişsiz havadır. Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır. Solunum organlarımızı yorar. Hava kirliliği hiç beklemediğiniz anda ölümlere bile sebep olabilir. Bu nedenle daha duyarlı olmak tüm insanlarımızın başlıca görevidir” dedi. Daha sonra sözlerine devamla Göktaş;” Topraklarımızda bilinçsiz ve şuursuzca kirletiliyor. İşin farkında olmayan kişiler, yaşamın ne denli büyük tehlike altında olduğunu görmüyorlar. Atıklarla, zararlı ilaç ve gübrelerle toprağın çoraklaşıyor ve tarıma elverişsiz duruma geliyor. Bu nedenle Çiftçilerimiz, tarlada, bağda, bahçede kullanacakları ilaç ve gübreleri, uzmanlarına sorarak bilinçli olarak kullanmalıdırlar. Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilmeli ve bunun için toprak analizi yaptırmalıdır. İlgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullananlar toprağa kirletmektedirler. Ayrıca Toprağa hiçbir şekilde zararlı atık maddeleri atılmamalıdır. Başta atık piller, poşetler, sigara izmaritleri, cam ve plastik şişelerin atılması olmak üzere toprağı kirleten etkenlerdir. Ve toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltmaktadır. Ayrıca kirlenme Bitki hastalıklarını çoğaltır, işlenebilir tarım alanlarının azaltır böylece de ülkenin fakirleşmesini sağlar” dedi. Öte yandan Göktaş;” Hızla kirletilen dünyamız, ülkemiz için her birimiz birer birey olarak, sorumlu tüketici anlayışı ile HAVAYI- TOPRAĞI- SUYU kirletmemek için elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız. Elimizden alınan yaşamımızdır. Bu kirlilik sağlıklı yaşamı elimizden almaktadır. Yaşam hepimizin en doğal hakkıdır. Ama o hakkı biz kendimiz bilerek yâda bilmeyerek birbirimizin elinden alıyoruz. Bu sebeple her birey kendisinde biriken çöpleri hemen kaldırılmalı, gerekli çöp kutularına atılmalıdır. Oturduğumuz mekânda ve bölgedeki Kanalizasyon patlamalarını hemen ilgililere bildirilmeliyiz. Akarsularımız ve durgun sularımız, insan ve hayvan atıkları ile ayrıca sanayi atıklarıyla, hor kullanımla kirletilmemelidir. Araçlarda ve her alanda yakıtların tam yakılması sağlanmalıdır. Böylece hem enerji kaybı, hem de hava kirliliği önlenmiş olacaktır. Gereksiz yere özel araçlar kullanılmamalıdır. Denizlere çöp (özellikle plastik maddeler), evsel atık yağlar, mazot, yanık yağ gibi kirlilik oranı çok alan maddeler atılmamalıdır. Oturduğumuz mekânda, alanda, bölgede sokağa kesinlikle çöp atılmamalıdır. Atılmasına müsaade edilmemelidir. Herkes bilecek ki, sağlıklı yaşam sağlıklı çevre ile olacaktır. Ve biz doğamızı korudukça oda bizi koruyacaktır. Biz bu yaşadığımız evreni atalarımızdan ödünç aldık. Çocuklarımıza da düzgün, yaşanılası bir çevreyi bırakmak hepimizin görevidir. Bu bağlamda el ele vermeli daha duyarlı ve dikkatli hareket etmeliyiz” dedi.

“Yurt geneli Afiş ve Dövizli çalışma başlattık”

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, “Yurt geneli afiş ve dövizler yaptırdık, 5 Haziran Dünya çevre günü dolayısıyla 15 gün süre ile tüm yurtta bunları dağıtıp halkımızı bilinçlendirecek çalışmalar yapacağız. Eğitim seminerleri, paneller, konferanslar gerçekleştireceğiz” dedi.

Continue Reading

Gündem

Mersin’de İnternet Gazetecilerinin Kongre Heyecanı

Published

on

Başkan Şehitoğlu Güven Tazeledi
Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Derneği (MEİGDER) 2. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Mevcut başkan A. Vahap Şehitoğlu oy birliği ile yeniden seçilerek güven tazeledi.
Mersin’de yaklaşık 4 yıldır internet gazetecilerini aynı çatı altında toplayan ve kurulduğu günden bu yana gazetecilik ilkelerini her zaman ön planda tutan MEİGDER’de kongre heyecanı yaşandı. Dernek binasında gerçekleştirilen 2. Olağan Kongre; yoklama ve Başkanlık Divanının seçilmesi Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Mustafa Göktaş’ın, divan üyeliklerine ise Hatice Yardım ve İsmail Usta’nın seçildiği kongrede divana, kongre tutanaklarını imzalamaları için imza yetkisinin verilmesinin ardından Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu okunarak gelir gider tablosu, denetim kurulu raporu sunumu ve Müzakeresi ve ibrası yapılıp yeni dönem tahmini bütçe görüşülüp karara bağlandı. Kongre, Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin, Denetim Kurulu asil ve yedek üyeleri ve Federasyon üst kurul delegelerinin seçiminin ardından dilek ve temenniler ile son buldu. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: A. Vahap Şehitoğlu, Uğur Özgür, Tayfun Tuna, M. Esat Durak, Mustafa İnsan, Hatice Yardım ve İsmail Usta.
Denetim Kurulu: Mustafa Göktaş, Ahmet Oktay ve S.Vakkas Arslan seçilirken,
Haldun Okdemir, M.Umut Çor ile Mehmet Açık Federasyon üst kurul üyeliğine getirildiler.
“KERVANIMIZI BÜYÜTÜP BUGÜNLERE GELDİK”
Kongrenin ardından üyelere ve yönetim kuruluna teşekkür eden MEİGDER Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, “2. Olağan kongremizin ülkemize, kentimize ve MEİGDER ailemize hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. MEİGDER olarak 5 Ocak 2021 yılında internet gazetelerinin geleceği için örgütlenme adına çıktıkları bu çileli yürüyüşün üzerinden tam 3,5 yıl geçtiğini hatırlatan Başkan Şehitoğlu, 7 gazeteci arkadaşımızla çıktığımız bu yolda, 49 gazeteci üyemizle kervanımızı büyüterek ve itibar kazandırarak cemiyetimizi bugünlere getirdik” ifadelerini kullandı. “Bir zamanlar üyesi, yöneticisi ve Sekiz dönem Başkanlığını yaptığım, temiz duygularımla bayrağımızı teslim ettiğim, Mersin Gazeteciler Cemiyetinin (MGC), mesleğimizin ve meslektaşlarımızın geleceğini düşünen değil de kendi cebini ve ikbalini düşünen yöneticilerinin ve bugün siyasi mevta olan destekçilerinin, itibar suikastlarına, ihanetlerine, tüm engelleme ve karşı koymalarına rağmen sizlerin kararlı duruşu ve bir yumruk oluşunuzla, daha da zenginleşerek büyüdük” diyen Şehitoğlu, şöyle devam etti:
MEİGDER’İN SAYGIN BİR YERİ VAR
“Mesleki itibarımızı, gazetecilik etik anlayışımızı ve saygınlığımızı ön planda tutarak yaptığımız internet gazeteciliği ile Türkiye’de bugün saygın bir yeri olan Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyetimiz (MEİGDER), bir üst çatı kuruluşu Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda (AGF) Genel Başkan Yardımcısı düzeyinde, Türkiye’nin en üst gazeteci örgütü, çatısı olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nda (TGK) ise Başkanlar Konseyi üyesi olarak Onur Kurulunda kabul görmüş ve temsil edilmiştir. Hepimizin dik ve asil duruşu ile elde edilen bu kazanımlar hem bizler hem de Mersin’imiz için gurur ve onur vericidir. Bu anlayışla yolumuza bundan böyle de devam edecek olan MEİGDER, Basın Kuruluşları arasında Mersinlilerin gurur abidesi olmayı sürdürecektir. Bilin ki; En iyi vatansever gazeteci görevini en iyi yapandır. İşte bizlerde aynen böyle vatansever internet gazetecileriyiz.
İNTERNET GAZETELERİMİZİ SAĞLAM ALT YAPIYA KAVUŞTURMALIYIZ
Günümüz Türkiye’sinde, Anadolu’nun yazılı gazetelerinin, bir tanesi dahi kalmamak üzere kapatılması projesi adım adım hayata geçmektedir. Bu durum kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızdadır. Altın tepsi içinde sunulan bu proje için öncesinden düğmeye basılmıştır. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünce her fırsatta ‘Gazetelerinizi kapatın, internet gazeteciliğine dönüşün!’ istekleri ısrarla söylenmektedir. Bu altın tepside sunulan proje, yerel yazılı gazetelerinin, gazeteci olmayan ve gözlerini para bürümüş patronlarınca maalesef havlu atılarak karşılanmıştır. Teknolojik gelişmeler ve değişen okur alışkanlıklarına uyum sağlayan internet gazeteleri, bugün ve gelecekte de önemli bir bilgi ve haber kaynağı olmayı sürdürecektir. Bu nedenle hepimiz internet gazetelerimizi yasal dayanağa ve sağlam alt yapıya kavuşturmalıyız…”
TALEPLERİNİ DİLE GETİRDİ
Sağlam bir alt yapı için, sağlıklı gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çeken Başkan Şehitoğlu, “Bizler bu mesleğimizi sürdürürken elbette; Karşılaştığımız sorunlara yönelik yenilikçi çözümleri önce kendimiz üretmek zorundayız” vurgusu yaptı. Şehitoğlu, konuşmasının devamında şu konuları dile getirdi: “Kaliteyi, güvenilirliği ve okur memnuniyetini ön planda tutan bir yaklaşımı benimseyerek, sürdürülebilir bir internet gazeteciliği ortamını ertelemeden oluşturmalıyız. Örneğin, abonelik modelleri, özel içerikler için ücretli üyelikler ve dijital etkinlikler gibi alternatif gelir kaynakları geliştirmeliyiz. Ancak bütün bunların içinde bizim de kanun yapıcılarından beklentilerimiz var. Şöyle ki; Kaliteli içerik ve alt yapısıyla beş büyük il dışında Resmi ilan alan tüm yerel internet gazetelerinde çalışanların sayısı 8’den 5’e indirilmeli! Tıklanma sendromunun bitirilmesi için yine beş büyük il dışında tüm illerde tıklanma sayısı beş bin tıklanma barajına çekilmelidir. Basın İlan Kurumu aracılığı ile resmi kurum ve kuruluşlardan resmi reklam alan internet gazeteleri, Basın İlan Kurumu aracılığından kurtarılmalıdır. Tüm yasal vecibelerini yerine getirmiş, kaliteli ve sağlıklı alt yapısını oluşturan internet gazetelerinin resmi kurum ve kuruluşlardan reklam-banner ve abonelik almaları da serbest ve özgür bırakılmalıdır. Tasarruf genelgeleriyle, elleri kolları bağlı tutulan belediye, oda, birlik, kurum ve kuruluşların önündeki, gazete ve gazetecilerin geleceğini ilgilendiren tasarruf genelgesi gibi engeller biran önce kaldırılmalıdır. Ve en önemlisi de konfederasyonumuzun da üzerinde hassasiyetle durduğu ve iktidara ilettiği; ‘Gazetecilik Meslek Yasası’nın çıkartılarak, mesleğimizin, gazetecilikten uzak patronlar ve gazeteci olmayanların eline geçmesi önlenmelidir. Bütün bu duygu ve düşüncelerimizin bir an önce hayata geçmesini, hepimizin geleceğinin, parlak ve yaşanır bir gazetecilik dönemiyle buluşmasını diliyorum. Bunca yıl bana ve yönetim kurulumuza gösterdiğiniz sabır ve destek için, yeniden güveniniz için yönetim kurulum adına hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Sevgilerimi sunuyorum.”

Continue Reading

Çok Okunan