Gündem
Boris Volfman: “Üzün ihracatı kazandırmaya devam ediyor”
Sofraların vazgeçilmez meyvesi üzüm, ihracatta da vazgeçilmez bir konumda bulunuyor. TÜİK verilerine göre yıllık ortalama 600 milyon dolar ihracat geliri elde edilen tarım ürünü Türkiye için oldukça önemli. Türk üzümünün en önemli müşterisi ise Birleşik Krallık olarak göze çarpıyor. Diğer Avrupa ülkeleri de Türk üzümüne yoğun talep gösteriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye, dünya üzerinde bir yılda üretilen üzümün yaklaşık %5’ini tek başına karşılıyor. Dünyada yıllık ortalama 73 milyon ton üzüm üretimi gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ise yıllara göre değişim göstermekle birlikte ortalama üzüm üretimi yıllık 3.6 milyon ton seviyelerinde. Bu üretim kapasitesiyle Türkiye dünya üzüm üretiminde altıncı sırada yer alıyor.
“Üzüm ihracatından oldukça iyi bir gelir elde ediyoruz”
Royal Innovative Kurucusu Boris Volfman, “Üzüm Türkiye’nin yüksek üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğu tarım ürünlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu sayede üzüm üretiminden ciddi bir gelir elde edebiliyoruz. Örneğin TÜİK verilerine göre 2023 yılında Türkiye üzüm ihracatından 599.022.956 dolar gelir elde etmiş. Ayrıca 2.877.558 dolarlık küçük bir üzüm ithalatımız da mevcut. Üzüm üretiminden elde edilen gelir yüksek olsa da şunu ifade etmeliyim ki son yıllarda elde edilen gelirde düşüşler yaşanıyor. Özellikle son 5 yılda üzüm üretim alanlarının yaklaşık %10 azalma göstermesi ihracat gelirlerinde de 30 milyon dolara yakın düşüşe sebep oldu. Bu noktada yapılması gereken şey tekrar üretimin devlet eliyle desteklenmesi ve üzüm üretim alanlarının hızla artırılmasıdır. Çünkü bu ürün hem iç pazarda hem de dış pazarda oldukça rağbet görüyor. İhracatta müşteri problemi olmayan ürünü yönelmek oldukça önemli.” şeklinde konuştu.
“En büyük üretici Çin, en büyük ihracatçı Peru”
Dünya üzüm üretimi ve ihracatına dair önemli bilgiler aktaran Boris Volfman, “Üzüm dünyada da sevilen ve özellikle kuru üzüm olarak çeşitli ürünlerde kullanılan bir ürün. En büyük üreticisi ise pek çok tarım ürününde olduğu gibi Çin yılda ortalama 11 milyon tonun üzerinde üzüm üretimi gerçekleştiriyor. Çin’in ardından ikinci sırada yıllık 8 milyon ton üretimle İtalya ve 6 milyon ton ile İspanya geliyor. Bu ülkeleri 5.5 milyon tonla ABD ve 5 milyon ile Fransa takip ediyor. İhracatta ise lider konumda bir Güney Amerika ülkesi olan Peru ilk sırada. Peru üzüm ihracatından yılda ortalama 1.2 milyar dolar gelir elde ediyor. İkinci sırada Şili ve üçüncü sıradaysa ABD yer alıyor. Türkiye ise dünya üzüm ihracatında yıllık 600 milyon dolar civarı gelirle altıncı sırada kendine yer buluyor. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, hem üretim hem de ihracat potansiyelimiz kesinlikle daha yukarı sıralarda.” dedi.
“Türk üzümüne en büyük talep Birleşik Krallık’tan”
Boris Volfman, “TÜİK verilerine göre 2023 yılında en büyük üzüm ihracatı bir Avrupa ülkesi olan Birleşik Krallık’a gerçekleştirildi. Birleşik Krallık Türkiye’den 107.814.333 dolarlık üzüm satın aldı. İkinci sırada ise 73.414.025 dolar ile Rusya bulunuyor. Listenin üçüncü sırasındaysa yine bir Avrupa ülkesi olan Hollanda 61.300.546 dolar ile yer alıyor. Bu veriler ışığında Türk üzümünün Avrupa’da oldukça yoğun talep gördüğünü ifade edebilirim.” şeklinde konuştu.
Üzüm denince akla ilk olarak Manisa geliyor
Tarım ve Orman Bakanlığı raporuna göre Türkiye’de üretilen üzümün %37’si Manisa’da yetiştiriliyor. İkinci sıradaysa %10 ile Denizli bulunuyor. Bir Akdeniz şehri olan Mersin ise üzüm üretiminde %8’lik payla üçüncü sıraya yer alıyor. Bağ alanlarının büyüklüğü incelendiğinde ise birinci sırada yine üretimde de lider olan Manisa bulunuyor. İkinci sırada Denizli ve üçüncü sıradaysa Mardin konumlanıyor.
Kay: BSHA
Gündem
MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”
MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.
HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.
“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”
24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.
Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
“Gazetecilik Suç Değildir”
Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.
“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.
“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”
Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.
Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”
Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.
Gündem
CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti
CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.
CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.
Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”
Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.
Gündem
Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”
Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.
Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”

Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.
-
Magazin9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Sağlık9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Magazin9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Ekonomi9 yıl agoThe 9 worst mistakes you can ever make at work
-
Spor9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Sağlık9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Spor9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
-
Sağlık9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
